Türkiyenin başken neresi
Email:
konu:
Mesaj:
İLETİŞİM

HAKAN COŞKUN NURHAK DAĞI DAĞCILIK ve DOĞA SPORLARI KULÜBÜ

AĞRI DAĞI FAALİYET RAPORU

FAALİYETİN

ADI: Ağrı dağı Zirve tırmanışı

BÖLGESİ: Ağrı/Doğubeyazıt

TARİHİ: 18-23 Ağustos 2020

REHBER: Reşit CEYLAN, Vedat DİLEK

FAALİYET SORUMLUSU: Barzani CEYLAN

RAPORTÖRLER: Nihat KAYMAK, Ali TEMUR

 

FAALİYETE KATILANLARIN LİSTESİ:

Vedat DİLEK

Kasım KOÇ

Abidin KUL

Süleyman GÜLDOĞAN

Turabi KURT

Nihat KAYMAK

Ahmet OĞUZALP

Mehmet BASUN

Ali TEMUR

FAALİYETTE KULLANILAN TEKNİK MALZEMELER: 

Kazma, Krampon.

TIRMANILAN ROTA:

 

RAKIM: 5137 m

TIRMANIŞ SÜRESİ: 2200m den 3200m ye 4 saat 3200m den zirveye 12 saat zirveden 3200m kamp alanına dönüş 7 saat 

TEHLİKELER: Taş ve yıldırım düşmesi, yüksek irtifaya bağlı rahatsızlıklar

 

YÜRÜYÜŞ YAPILAN VE TIRMANILAN ROTADA ZEMİN TANIMI:

Doğubayazıt’tan 2200m Çevirme köyüne kadar toprak araç yolunda ulaşım sağlanıyor. 2200m ile 3200m arası belirgin patika, 3200m ile 4200m arası yer yer dik ve patika mevcut. 4200m ile zirve arası çok dik, çarşak zemin patika tam olarak belli olmamakla birlikte beyaz boya ile ara ara ok işareti çizilmiş. Taş düşürülme ihtimalinin en yüksek olduğu bölge çok dikkatli olunması gerekiyor.  

YİYECEK ve SU DURUMU:

1 günlük yemek, 3 litre su ve atıştırmalık (4200 m kamp alanında kar suyu akıyor içilebilir) 

HAVA DURUMU:

RÜZGÂR: 3200m ilk gün normal rüzgar vardı. 

SICAKLIK: Mevsim ve irtifa koşullarına göre standart bir sıcaklık vardı. Tırmanış sırasında soğuktan üşümedik ancak havanın bozması nedeniyle zirvenin külahında tüm tedbirleri alıp dış katmaları ve kramponları giydik. Zirve çıkışı hava -15 derece, rüzgar hızı ise saate 40-45 km’ ye kadar çıktı.

BULUT: Çoğu zaman bulutlu ve hareketli ara ara zirve çıkış ve inişi sisliydi. 

KULLANILAN HABERLEŞME ARAÇLARI:

Telsiz, telefon kullanıldı. Tüm tırmanış boyunca telefonlar çekiyor.

ULAŞIM, KONAKLAMA 

HAREKET YERİ ve SAATİ: Elbistan 18 Ağustos 21.00

VARIŞ YERİ ve SAATİ: Doğubeyazıt 19 Ağustos 08.45

KULLANILAN ARAÇ: Özel araçlar

ÇEVİRME KÖYÜNE ULAŞIM: Barzaninin ayarlamış olduğu minibüslerle ulaşım sağlandı. (Özel araçla ulaşım imkânsız yol çok bozuk ancak 4x4 araçlar gidebilir)

KONAKLAMA: İlk gün Ertur Otel gayet temiz ve nezih bir otel, bir gece burada kaldıktan sonra sabah tırmanışa başlamak için ayrıldık. Tırmanışın hava durumundan kaynaklı erken bitirilmesi nedeniyle dönüşte başka bir otelde konakla gerçekleştirildi memnun kaldık.                      

Ekibimiz tarafından 18-23 Ağustos 2020 tarihleri arasında  Ağrı Dağı (5137m) zirve tırmanışı gerçekleştirilmiştir. Bu tırmanışı 26 Temmuz 2017 yılında Khan Tengri Dağı’nda (7010m) yaşamını yitiren kulüp başkanımız Hakan COŞKUN hocamıza armağan ediyoruz. Seni hep kalbimizde taşıyacak ve zirvelere götüreceğiz Kral…

Yaptığımız antrenmanlar sırasında kulüp başkanımız Vedat DİLEK tırmanış raporu yazma görevini ben Ali TEMUR ve Nihat KAYMAK ‘a verdi. Açıkçası bu görev lise yıllarımda okuduğum Yaşar Kemalin Ağrı Dağı Efsanesi Romanında Ahmet’in Gülbahar için zirvede ateş yaktığı, Nuh’un gemisinin orada olduğu söylentisi, dillere destan olan Türkiye’nin en yüksek dağına tırmanmak ve raporunu yazmak bizim için çok kıymetli bir yaşantı oldu.

  Nihayet beklediğimiz gün geldi. 16-22 Ağustos tarihleri arası yapacağımız Ağrı Dağı tırmanışı. Bundan tam 5 yıl önce gerçekleştirilecekti, ancak Ağrı dağının tırmanışa kapatılması nedeniyle iptal etmiştik. Şimdi daha kalabalık bir ekiple, Elbistan dan 6 kişi, Adana’dan 3 kişi toplam 9 kişilik ekiple Türkiye’nin çatısına çıkmak için yollardaydık. 

Küçüklüğümden beri yolda olmak bana hep cazip gelmiştir. Daha önce görmediğim coğrafyalara, kültürlere yaptığım yolculuklar, yeni insanlarla tanışmak ruhumu son derece zenginleştiren, dinlendiren bir olgu.

18 Ağustos akşamı kulüp arkadaşlarım Vedat DİLEK, Süleyman GÜLDOĞAN, Turabi KURT, Abidin KUL, Kasım KOÇ ve ben Nihat KAYMAK Elbistan’dan yola koyulduk. Adana’dan ise Ali TEMUR, Mehmet BASUN ve Ahmet OĞUZALP yola çıktılar. Öğleden önce Doğubayazıt ta buluşacaktık. Yeni yolculuklar her zaman birtakım sürprizlere de gebe. Erciş‘te rastgele girdiğimiz lokantada ve sabahçı kahvesinde arkadaşlarla ortak tanıdıklarımızın çıkması yaşadığımız dünyanın ne kadar da küçük olduğunun göstergesiydi aslında.

Başkanımız Vedat Ağrı dağına yapacağımız tırmanış için yaptığı araştırma sonucunda Barzani’ye ulaşmıştı. Barzani Ağrı dağına tırmanış için gelen dağcılara altyapı hizmeti veren birkaç aileden biri. Siz turlarla ’da gelseniz, münferit de gelseniz kamplarda yolunuz bir şekilde kesişiyor. Size tırmanış için katır, kamp ve rehberlik hizmeti veriyorlar ki bunlar sağlıklı bir tırmanış için çok gerekli. Bizim Barzani seçimimiz ziyadesiyle bizi memnun etti. Eksiksiz ve konforlu bir hizmet aldık.

Doğubayazıt’ta Barzani Ceylanla buluşup otele yerleştikten sonra merakla takip ettiğimiz hava durumunun tırmanışı tehlikeye sokacak boyuta gelmesi canımızı sıkmıştı açıkçası. Ekip olarak 20 ağustosta 3200 kampı, 21 ağustosta 4200 kampı ve 22 Ağustos sabahı zirve yapıp tekrar 2200 e dönme üzerine planımızı yapmıştık. 22 ağustostaki gün boyu yağacak olan kar yağışı bilgisi zirve planımızı tekrar gözden geçirmemiz neden oldu. Otelde tırmanıştan gelen yerli ve yabancı birçok dağcıyla konuştuğumuzda 22 ağustosta havanın çok kötü olacağı ve zirvenin imkânsız olduğunu yönünde bir görüş ortaya çıkmıştı. Kasım abiyle ben 5 yıl beklemiştik. Diğer arkadaşlar türlü fedakârlıklarla zirve için gelmişlerdi. Nasıl çıkabileceğimizi tartışırken Süleyman ve Ahmet’in farklı, sorgulayan bakış açıları, doğru karar vermek adına bize çok yardımcı oldu. Ne yapmamız gerektiğini konuşurken bir şeyi kesin yapamayacağımız ortaya çıkmıştı 22 Ağustos Cumartesi sabahı zirve artık imkânsızdı. Biz Çarşamba akşamüzeri hala net karar verememiştik. Son durum cuma günü zirvede olmalı ve cumartesi sabah 6’dan önce zirveden inmeliydik. Bunun yolu da kamplardan birini kullanmadan zirve yapmaktan geçiyordu.

Barzani’ye bu fikrimizi söylediğimizde 2 yıldır böyle bir tırmanış yapılmadığını, geçen yıl bu şekilde tırmanış deneyen bir grubun çok zorluk çektiğinden bahsetti. Yanımıza gelen ve bize tırmanış rehberliği yapacak olan Reşitle tanıştığımızda ona planımızdan bahsettik. Ekibin kondisyonu iyiyse yapılabileceğini söyleyince tırmanışı bu şekilde yapmaya karar verdik, 4200 kampını kullanmayacaktık. Biz 9 kişiydik ama Antalya, Nevşehir, Ankara, Aksaray ve Ağrıdan katılan arkadaşlarla toplamda 22 kişilik çok renkli bir grup olmuştuk. 

Perşembe sabahı erkenden çevirme köyüne yolladık. Programın sıkışık olması bizi daha hızlı hareket etmeye zorluyordu. Çevirme köyünde eşyalarımızı katıra verip 3200 kampına doğru hareket ettik. Biz ekip olarak daha önce 23-24 saati bulan yoğun tırmanışları başarılı bir şekilde yapmıştık ama diğer arkadaşların performansları halkında hiçbir bilgimiz yoktu. Yukarı çıkarken her molada rehberimiz Reşit’e nasıl başaracağız değil mi? diye sorduğumda hep aynı cevabı alıyordum (ekibe bağlı). 4 saati bulan bir tırmanışla 3200 kampına ulaşıp çadırlarımızı kurduk. Barzani ve tüm ekip planımızı bir kez daha gözden geçirdik. Gece saat 2’de kalkıp saat 3’de 3200 den direk zirveye hareket edecek ve zirve yaptıktan sonra tekrar 3200’e dönecektik. Toplamda 20 saati bulan bir tırmanış olacaktı, hemen aklimatize olmak adına 3600 e kadar tırmanıp orada 40 dakika kaldıktan sonra, aşağı kamp alanına indik. Aşağı indiğimizde aşçı Ahmet harika bir yemek hazırlamıştı, yemeğimizi yiyip, tırmanışta sıcak su ihtiyacımızı karşılamak için termosları Ahmet’e teslim edip çadırlara dinlenmeye çekildik.

Gece saat 2 de uyandığımızda deniz seviyesine yakın rakımdan gelen bazı arkadaşların ciddi baş ağrısı ve mide bulantısı yaşamaları zirve tırmanışına katılamayacaklarını gösteriyordu. Saat 3 de hazırlıklarımızı bitirip yola koyulduk. Saat 7.30 gibi 4200 kampına geldiğimizde kamptakilerin şaşkın bakışları karşıladı bizi. Katırcılardan birinin bu saatte zirveye giden ekip çok rastlanılan bir şey değil demesi her şeyi anlatıyordu aslında. 4200 metrede verdiğimiz moladan sonra tekrar yola koyulduk ve ben Reşit’e aynı soruyu sordum, zirve nasıl olacak Reşit? Cevap yine aynıydı (ekibe bağlı). Çıktığımız diğer parkurlara göre daha dik ve sert olan 4200m ile Zirve parkuru, ekipteki iyi aklimatize olamayan ve performans sıkıntısı yaşayan 2 arkadaşın geri dönmesine neden oldu. Ekipten Ahmet OĞUZALP Adana’dan gelip 4000 metre rakımda belirtileri hissetmeye başladı ve 4200 kampına geldiğimizde orada kalmaya karar verdi kendi kişisel rekorunu kırmıştı. Zirve hırsıyla hızla yükselirken 4800m de noterimiz Süleyman abinin sesi duyuldu. Vedat buraya kadarmış. Hemen müdahale ettiğimizde gördüğümüz bulgular akut dağ hastalığıydı ve Süleyman abinin daha da yükselmesi ciddi sıkıntılar doğurabilirdi. Dönüş yolunda olan Kosovalı dağcılarla birlikte hızla inmeye başladı. Zirve dönüşünde 3200 kampında buluşmak üzere sözleşmiştik. İki arkadaşımızın ayrılmasına rağmen tırmanış türlü zorluklarla devam ediyordu. Nihayet son tepeyi de aşıp dağın külahındaki buzula gelmiştik. Kramponlarımızı takıp zirveye doğru yol almaya başladık. Son metreler bilmek bilmedi, o an rakımdan kaynaklı zorlananlara verilen destekler ekibin bu zirveyi ne kadar çok yapmak istediğinin göstergesiydi. 16 kişi zirveye çıkmayı başarmıştık. Havanın bozması ve rüzgârın saatteki hızının artmasıyla birlikte sis çökmüştü. Tüm bu sebeplerden kaynaklı zirvede fazla kalamamıştık.

Hepimizi oraya iten, içimizde taşıdığımız misyonlarımız vardı. Ben de 10 yıl boyunca üzerimde taşıdığım benim için çok önemli bir nesneyi zirvede bırakarak inmeye başladım. Dikkatli ve hızlı bir inişle gece saat 10 gibi 3200 kampındaydık. Gece iyi bir uykudan sonra sabah erkenden kampı toplayıp kahvaltı yaptıktan sonra çevirme köyünde bizi bekleyen araçlara doğru yol aldık. Rehberlerin 2 yıldır ilk defa böyle bir faaliyet olduğunu söylemesi, bizi ayrıca gururlandırmıştı. Yol boyunca yağmur taneleri üzerimize çiseliyordu, dağının külahı bulutla kaplanmış ve hiçbir şey gözükmüyordu, 2200m geldiğimizde 4200m kadar dağ beyaza bürünmüştü. 

Otelde bir günlük dinlenme sonrası dönüş yolculuğuna başladık. Bundan sonrası ise tam bir turistik ve gastronomi gezisiydi. Muradiye şelaleleri, Selçuklu mezarlığı dönüş yolu duraklarımızdandı. Bitlis’te verdiğimiz büryan molası ise adeta ikinci bir zirve keyfi yaşattı. 

Yıllarca beklediğimiz bu yolculuk aslında hepimiz için zirve tırmanışından çok daha fazlasıydı. Bu tırmanış kimimizin içsel yolculuğu, kimimizin meydan okuması, kimimizi geçmişe götüren bir seyahatti. Vedat 2014 yılında tırmanmıştı Ağrı dağına anıları tazelendi. Kasım abinin ve Süleyman abinin 30 yıl kadar önce bu bölgede askerlik yapması onlar için çok anlamlıydı. Süleyman abinin Elbistan’a geldiğinde hayalinde bile yer almayan bir spor dalı yaşamının bir parçasıydı artık. Dr. Kasım abi içinse tam bir meydan okumaydı, 17 yıl önce kalp krizi geçirmiş, 2 damarı tıkalı ama Türkiye’nin zirvesindeydi. Abidin hocam bizlere göre daha geç başlamasına rağmen çok yol kastetmişti. Turabi abi ve ben aşağı yukarı aynı zamanlarda başladığımız bu sporda işimiz gereği zaman ayırma problemi yaşasak da şuan zirvedeydik. Ali ekibin en genç üyesi olmasının ve hayallerinden birini gerçekleştirmenin verdiği heyecanla zirve yolundaki en dikkat çeken performansı göstermişti, Mehmet Adana 24 m den gelip tüm zorluklara rağmen zirveye çıkarak bizi şaşırtmıştı.

Bu tırmanış sonrasında elbette anmadan geçemeyeceklerimiz de var. Bizi bu sporla tanıştırıp eğiten rahmetli hocamız Hakan Coşkunu bir kez daha rahmetle anıyoruz. Ayrıca bu tırmanış için hepimizin motivasyon kaynağı olan sevgili kulüp müdürümüz Nedim Yazgan’a, diğer kulüp üyelerimize ve ailelerimize sonsuz teşekkürlerimiz iletiyoruz…

Dağcılık bu gezegendeki yaşanabilecek son safkan maceradır… 

                                                                                               Hakan COŞKUN

                                          

Kulübümüz bugün 5 sporcusuyla 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 97. Yıl dönümü anısına Süphan Dağı'na zirve yapmıştır. Bize bu büyük zaferi armağan edenlerin ve ölümsüz başkanımız Hakan Coşkun'un temsil ettiği değerleri ilelebet yaşatmakta kararlıyız. Büyük zaferimiz tekrar herkese kutlu olsun.

 

  • ETKİNLİKLERİMİZ
  • Doğa Yürüyüşü Etkinlikleri
  • Yüksek Dağ etkinlikleri
  • Kamp Etkinlikleri
  • Sosyal etkinlikler

   

  • POSTA VE İLETİŞİM ADRESLERİMİZ
  • Elbistan/ Kahramanmaraş 
    Tel: 0533 461 52 11
  •         0544 299 17 33
  • E-posta: nurhak@nurhakdagcilik.com